İskoç belgesel sinema yönetmeni John Grierson, 20. yüzyılın ilk yarısı boyunca kurmaca dışı sinemanın gelişiminde oynadığı önemli rol nedeniyle çoğu zaman “belgeselin babası” olarak anılır. Grierson’ın çalışmaları ona dünya çapında bir ün kazandırmıştır; herhangi bir belgesel sinema öğrencisine sorsanız, büyük olasılıkla adını kesin biliyordur.
Ancak daha az bilinen bir gerçek, John Grierson’ın kız kardeşleri Marion ve Ruby’nin de büyük bir yetenek ve vizyonla belgesel sinemaya önemli katkılar sunmuş olmasıdır. Kariyerlerine kardeşlerinin asistanı olarak başlayan Marion ve Ruby, 1930’lar ve 1940’ların başı boyunca sınırları zorlayan belgeseller ürettiler. Ne var ki yakın zamana dek üretimleri çoğunlukla kardeşlerinin mirasının gölgesinde kaldı; hikâyeleri sinema tarihinin anlatılarında yer bulamadı ve filmleri nadiren gösterildi.
Invisible Women ve Scottish Documentary Institute tarafından ortaklaşa tasarlanan bu kürasyon, İskoç kadın belgeselcilerin neredeyse bir asra yayılan üretimlerini bir araya getiriyor. Grierson kardeşlerin hikâyesini başlangıç noktası olarak alan bu filmler, kız kardeşlerin mirasının zaman içinde nasıl yankılandığını gösteriyor. Deneysel estetikler, hibrit biçimler ve görünmeyen emek, kayıp tarihler ile anlatılmamış kadın hikâyelerine odaklanan temalar seçki boyunca yeniden karşımıza çıkıyor; geçmiş ile bugün arasında beklenmedik bağlar kuruyor.
Northern Outpost (Kuzey Karakolu)
Jenny Brown ve CJ Cayley, 1940, 15 dk.
Jenny Brown (daha sonra Gilbertson) tarafından zarif bir görsellikle kayda alınan film, Shetland Adaları’nın manzarasına ve geleneklerine sıcak, davetkâr bir giriş sunuyor.
Beside the Seaside (Deniz Kıyısında)
Marion Grierson, 1935, 23 dk.
Bu büyüleyici sinemasal kartpostalda Marion Grierson, Britanya sahilinde güneşle sarhoş olmuş bir günü yakalamak için yenilikçi sinema teknikleriyle deneyler yapıyor.
Water to the Wall (Duvara Kadar Su)
Becky Manson, 2025, 13 dk.
Orkney Adaları’nda geçen film, yaşamın her zaman deniz tarafından belirlendiği bir ada topluluğunun zaman içindeki portresini çiziyor.
Portrait of Ga (Ga’nın Portresi)
Margaret Tait, 1952, 4 dk.
Yaşamı boyunca çoğu zaman yeterince takdir edilmeyen Orkneyli sanatçı Margaret Tait, bugün İskoçya’nın en önemli deneysel sinemacılarından biri olarak kabul ediliyor.
They Also Serve (Onlar da Hizmet Ediyor)
Ruby Grierson, 1940, 8 dk.
Bu dramatize belgeselde Ruby Grierson, savaş döneminde bir ev kadınının yaşadığı zorlukları merkeze alan, empatik ve dokunaklı bir hikâye sunuyor.
The Sound of the Wind (Rüzgârın Sesi)
Maria Pankova, 2023, 17 dk.
İskoçya’da yaşayan Ukraynalı bir mülteci, yeni hayatını, binlerce kilometre ötede cephede görev yapan eşinin deneyimleriyle uzlaştırmaya çalışır.
